Reklam
Şule Çet Davasında Çok Konuşulacak İfadeler

Şule Çet Davasında Çok Konuşulacak İfadeler

07 Şubat 2019 - 11:25

Üniversite öğrencisi Şule Çet'in ölümüyle ilgili "cinayet", "nitelikli cinsel saldırı" ve "hürriyeti tahdit" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 39'ar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand suçlamaları kabul etmedi. Sanıklardan Aksu, olay gecesi genç kızın ev arkadaşına yolladığı "Bu adam bana abayı yakmış, Allahım salmıyor" mesajının eve gitmek istememesinin bahanesi olduğunu, Çet'in pencereden kendisinin atladığını savundu, bir müşteki avukatına ise "Dedektif gibi soru soruyorsunuz" diyerek tepki gösterdi.
 

Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet'in ölümüne ilişkin "cinayet", "nitelikli cinsel saldırı" ve "hürriyeti tahdit" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 39'ar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand suçlamaları kabul etmedi.

31. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanıklar, müştekiler maktul Çet'in babası İsmail Çet, ağabeyi Ercan Bıçak ile sanık ve müşteki avukatları katıldı. Duruşmada AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer, Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin ile Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, çeşitli barolar ve kadın örgütlerinin avukatları da hazır bulunarak davaya müdahillik talebinde bulundu.

Mahkeme, Çet'in babası ve kardeşleri ile bakanlık avukatları dışındakilerin müdahillik taleplerini, suçtan doğrudan zarar görmedikleri gerekçesiyle reddetti. Ancak milletvekillerinin yanı sıra kadın örgütleri ve baroların avukatları da beyanlarının alınmadığı gerekçesiyle mahkemenin kararına itirazda bulundu. 
Bunun üzerine mahkeme bu kişilere söz hakkı verdi.

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi ve HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, cinayetin üzerinin örtülmemesi için müdahillik taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

Kadın Dayanışma Vakfı'nın avukatı Zekiye Karaca Boz ise kadın cinayetlerinin ve cinsel saldırının kadına yönelik şiddetin en ağır biçimi olduğunu, bir kadına yönelik bu suçun bütün kadınları tehdit ettiğini ve hayatını etkilediğini, bu sebeplerle davaya müdahil olmak istediklerini anlattı.

Ankara Barosu Başkanı avukat Erinç Sağkan da Avukatlık Kanunu'nun barolara insan haklarını savunma sorumluluğu yüklediğini ifade ederek, davaya müdahillik talebinde bulundu.

İnsan Hakları Derneği ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun avukatları da davaya katılmalarına karar verilmesini istedi.

''ŞULE'YE DOKUNMADIK''

Daha sonra sanıklardan Çağatay Aksu'nun savunmasına geçildi. Aksu, sözlerine, "Mesnetsiz suçlamalarla karşınızda olduğum için heyetinizden çok özür dilerim. Hiçbir suçu kabul etmiyorum, öncelikle Allah'a daha sonra da sizin vicdanınıza güveniyorum" diyerek başladı.

Suçlamalarla alakalarının olmadığını savunan Aksu, "Cinsel istismar, cinayet söz konusu değil. Şule'ye dokunmadık. Hala neye dayanarak bu kadar insan üstümüze geliyor? Ya gösteriş amacındalar ya da bir şeyi bilmeden bizi suçlamaya geliyorlar" ifadesini kullandı.

''ŞULE ÇET'İ 'KAFASINI DAĞITMASI' İÇİN PLAZADAKİ OFİSE ÇAĞIRDIK''

Aksu, Şule Çet'in, borçlarıyla birlikte aldığı iş yerinde çalıştığını, diğer personelin işlerine son verdiklerini ancak eski patronunun da ricasıyla Şule Çet'e tekrar iş verdiklerini ifade etti.

Ancak borçlar nedeniyle işleri yürütemediklerini, Çet'in de işsiz kaldığını anlatan Aksu, iş yerindeki konuları konuşmak için Şule Çet ile randevulaştıklarını öne sürdü.

Bulundukları içkili lokantaya gece saatlerinde gelen Şule Çet'in, işsizliğinden, parasızlığından ve sınıfta kalmasından bahsettiğini ileri süren Aksu, lokanta kapanacağı için Çet'i, "kafasını dağıtması" için plazadaki ofisine çağırdığını savundu.

''ŞULE'Yİ TUTMAYA ÇALIŞIRKEN TENDONUM KOPTU''

Lokantadaki bir arkadaşlarının fazla alkol alması nedeniyle gelmediğini, Şule Çet ve diğer sanık Berk Akand ile plazaya gittiklerini anlatan Aksu, şunları kaydetti: 
"Ofis, plazanın 20. katındaydı. Saat 00.30 sıralarında plazaya geldik. Bütün gece müzik dinlemekten başka bir şey yapmadık. İçki içtik. Şule de alkol aldı. Dışarıda da almıştı. Şule'nin psikolojik durumu gayet neşeliydi. Saat 03.50 sıralarında Şule makam odasına yürüdü. Nereye yürüdüğünü düşündüm. Çünkü çıkışa ya da tuvalete doğru gitmedi. Çantası ve telefonu masada duruyordu. 'Ben gidiyorum' tarzı bir şey duydum. 40-50 saniye sonra peşinden gittim. Ben gittiğimde pencereden sarkık vaziyetteydi. Onu tutmaya çalıştım. Kızarcasına 'Ne yapıyorsun sen?' dedim. Makam koltuğunda oturan Berk'e bağırdım. Tutmaya çalışırken tendonum koptu."

Olaydan bir süre sonra Şule Çet'in nereye düştüğünü görmek için binanın dışına çıktığını, sonrasında yardım çağırmak üzere hastaneye doğru gittiğini kaydeden Aksu, "Çet ile aralarında kesinlikle yakınlaşma olmadığını" söyledi.

Aksu, Çet ile "patron-işçi gibi değil abi-kardeş gibi olduklarını" kaydetti.

MESAJLARIN 'BAHANE' OLDUĞUNU ÖNE SÜRDÜ

Mahkeme heyeti, Aksu'ya olay gecesi Şule Çet'in ev arkadaşına gönderdiği, "Bu adam bana abayı yakmış, Allahım, göndermiyor", "Biliyordum böyle olacağını", "Bırakmıyor" yazılı mesajları sordu.

Aksu, eve gitmek istemeyen Çet'in bahane olarak bunları gönderdiğini iddia etti.

Kaynak: hürriyet

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Son Dakika! Özel Harekat Polislerini Taşıyan Minibüs Kaza Yaptı: 3 Yaralı
Son Dakika! Özel Harekat Polislerini Taşıyan Minibüs Kaza Yaptı:...
İki kez yanan evden aile dramı çıktı
İki kez yanan evden aile dramı çıktı